Bir Cumartesi

Size de olmuştur muhakkak; çocukluğunuzda yaşadığınız yerler, kullandığınız eşyalar, oynadığınız alanların beyninizdeki izdüşümleri yıllarca sizi an be an takip eder, hiç beklemediğiniz ve mantıklı bir ilgi kuramadığınız bir anda sizi yakalar, sarıp sarmalar ve bir süre – belki uzunca bir süre – yapmakta olduğunuz işten, yaşamakta olduğunuz zamandan kısacık anlar çalarak, o eski görüntülerin esiri olursunuz.

İstanbul’da 1972-78 yıllarında devam ettiğim yatılı okul hayatımdaki bu anlardan belki de en fazlasına kaynak olmuştu. Diğer zamanlarda camdan dışarı bakmak pek mümkün olmadığından serin, gri-mavi sonbahar ve belki ilkbahar akşamlarında yatakhane penceresinden, aşağıdaki sokağı ve sokağın karşısındaki apartmanları gözlerdim. Günler ve gecelerce beraber olduğum arkadaşlarımın görüntülerinden çok mekan görüntüsü …

Bu görüntüleri bir fotoğraf makinesi imişcesine beynime nakşetmek, yıllar sonra bu mutsuz, umarsız anları hatırlayıp acı çekmek mi isterdim. Belki …

Okumaya devam et “Bir Cumartesi”