Kapadokya’da zaman…

Akşam üzeri mutlaka Göreme Kızılvadi’de olmalı, güneşin batışı sırasında ki kızıllığı ve bu rengin çevreye yansımasını yaşamalı ya da sıcak bir yaz gününde Ihlara Vadisinde, çiçeklerin eşliğinde, serin bir yürüyüşün keyfine varmalı ya da Ürgüp, Mustafapaşa, Güzelyurt‘da, geçmişte yaşanılan mekanların inceliğini anlamaya çalışmalı, eğer zamanınız varsa, “Durup ince şeyleri anlamaya” ya da Ortahisar‘da bir şato hayal etmeli…

Ah, kimselerin vakti yok
Durup ince şeyleri anlamaya

İlk Yaz, Gülten Akın

Göreme Kızılvadi Ihlara Vadisi Güzelyurt

Bağlantılar;
Kapadokya, Marsyas Güncesi, Fotoğraf Galerisi
Kapadokya, Vikipedi, Özgür Ansiklopedi
Kapadokya’nın Güvercinlikleri, Anadolu Güvercin Kültürü Derneği

Gün(eş)e Bakış

Nemrut Dağı, güneşin doğuşunu ve batışını izlemek için olağanüstü bir yer. Bu olağanüstülüğü sağlayan etkenlerden en önemlisi insan eliyle yapılmış 50m. yükseklik ve 150m. çapındaki bir tümülüs ve muhteşem heykeller(M.Ö. 1. yüzyılın ortası).

Bu muazzam insan emeğinin ne için harcandığını düşünmemek olanaksız. Kommagene M.Ö. 1.yy başında kurulup, M.S. 72 yılında sonlanmış, Toros Dağları ile Fırat nehri arasındaki yörede bağımsız bir krallık. Nemrut Dağından neredeyse tüm krallığı görmek olası.

I. Antiochos Epiphanes’in tümülüsü ve hierotheseionu, Kahta’nın hemen kuzeydoğusundaki Ankar Dağları’nın arasında uzanan ve denizden 2150m. yükseklikte bir dağ olarak yer alan Nemrud Dağı’nın doruğunda bulunmaktadır. Tümülüs, yumruk büyüklüğündeki taşların 50m. yükseklikte ve 150m. çapında bir alana yığılmasıyla oluşturulmuştur. Tümülüs doğuda, batıda ve kuzeyde sert kayaya oyulmuş teras biçimindeki üç avlu ile çevrelenmiştir. Doğudaki avlu, mimarlık ve heykeltraşlık anıtlarının en önemli topluluğunu oluşturmaktadır. Söz konusu avlu batıda kolosal heykellerle, doğuda piramit biçimli bir ateş sunağı ile kuzey ve güneyde de uzun ve dar bir kaide üzerinde duran orthostatların (dik duran taşlar) oluşturduğu alçak duvarlarla çevrilmiştir. Avluya üstten bakan orthostatlar kuzeyde Antiochos’un Pers’li atalarını tasvir eden kabartmalarla süslenmiştir. Güneyde ise onun Makedonyalı soyunu tasvir eden kabartmalar bulunmaktadır.

Anodolu Uygarlıkları S.556, Ord. Prof. Dr. Ekrem Akurgal

Nemrut fotoğrafları için bknkz.

Nemrud Dağı, Doğu Terası Nemrud Nemrud

İshak Paşa Sarayı ve Bir Yanılsama

Türkiye’yi tanıtan posterler ya da Türkiye ile ilgili fotoğraflarda sıkça rastlanan bir görüntü vardır. Uçsuz bucaksız bir ovanın ortasında arkasındaki dağa yaslanmış bir saray; İshak Paşa Sarayı, bir uç kale görüntüsünde, yalnızlığı, unutulmuşluğu çağrıştıran bir görüntü.

Karanlığa gömülü kayaların arasındaki bir yarıktan ve düzensiz basmakların ardında, hesaplanması güç bir mesafede, Giovanni hala batan güneşin kızıllığına bürünmüş ve adeta bir masaldan çıkmış gibi duran çıplak bir düzlük ve bu düzlüğün kıyısında özel sarımsı bir renkte düzgün, geometrik bir çizgi gördü: Bu kalenin profiliydi.

Tatar Çölü, Dino Buzzati, İletişim Yayınları

Bu görüntü ve oluşturduğu düşünce size eşlik eder, belleğinize iyice yerleşir ve gerçeğinden uzaklaşırsınız, gidip kaleyi (sarayı) yerinde görünceye kadar. Gerçek fotoğraftan çok farklıdır, büyük bir kentin (40.000 nüfuslu) ortasında, büyük bir kalenin içinde hükümran bir saray. Belki uç kaledir ama öyle yalnızlık duygusu uyandıracak bir garibanlığı yoktur, bu belleğinizde oluşan bir yanılsamadır ki, çekilen fotoğraflarda da sürer gider, bknz.

İshak Paşa Sarayı, Ağrı Dağı’nın yakınında, Doğubeyazıt’ın 5 kilometre uzağında eski Doğubeyazıt yanında sarp kayalar üzerine kurulmuş, kartal yuvasını andıran 116 odalı bu saray aslında türbesi, camii, surları, iç ve dış avluları, divan ve harem salonları, koğuşları ile bir bey kalesidir.

50 x 115 metre alanı kapsayan sarayın Harem Dairesi iki katlı, diğer bölümleri tek katlı idi. Günümüzde ikinci kat tamamen yıkılmış durumdadır. Saraya ancak doğudaki tepeden açılan bir kapıdan girilir. Diğer tarafları 20-30 metre yükseklikte sağlam duvarlarla çevrilidir. Kapıdan, önce dış avluya girilir. Dış avlunun etrafında uşak ve seyis odaları ve tavlalar vardır. Dış avludan iç avluya kemerli tak şeklinde büyük bir kapıdan girilir. İç avluda çeşitli odalar ve koğuşlar vardır. Ortadaki harem dairesinin duvarlarında İshak Paşa’yı öven yazılar bulunmaktadır. Kapının iki yanında iki aslan heykeli vardır. Divan odası (toplantı salonu) ise 20 metre genişlik ve 30 metre uzunluktadır.

Ruslar, Doğubeyazıt’ı işgal ettiklerinde, burasını karargah olarak kullanmış ve saraya ait kıymetli eşyaları yanlarında götürmüşlerdir. Bugün, sarayın 13 x 6,5 metre ebadındaki som altından yapılan kapısı St.Petersburg sehrinin Eremitage müzesinde bulunmaktadir.

Aynı zamanda, dünyanın ilk kalorifer tesisatı döşenen sarayıdır.

Eskiden sarayın olduğu yer, sarayın tam ortada bulunduğu bir yerleşim merkeziydi. Ova tarafında evler, diğer yanlarda camiler, mezarlık ve diğer yapılar vardı. Fakat bu yapıların hepsi yıkılmıştır. Saray son yıllarda yapılan tamirat ile tamamen yıkılmaktan kurtarılmıştır.

Vikipedi, İshak Paşa Sarayı
Wikipedia, Ishak Pasha Palace

İshak Paşa Sarayı Doğubayazıt Ağrı Dağı

Ani, Kars

Ani (Ermenice: Անի, Latince: Abnicum), Kars’ın Merkez ilçesinde, il merkezine 48 km. uzaklıkta, Arpaçay Nehri boyunda bulunan ören yeri. 961-1045 yılları arasında Bagrat hanedanından Ermeni hükümdarlarının başkenti olmuştur. 11. ila 12. yüzyıla ait bazı İslam mimarisi eserlerini de barındırır.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Ani
http://en.wikipedia.org/wiki/Ani

1900 yıllarında ani ören yeri fotoğrafları

Midas Anıtı

Hızlı şehirlerarası yoldan sapıp, yolunuzu uzatmak, hoş süprizlere neden olabilir. Afyon-Ankara arasında güzergahınızı Afyon – Seyitgazi (Kümbet, Çifteler) -Sivrihisar – Ankara olarak belirlerseniz, Frig vadisinden geçiş yapabilirsiniz. Oldukça sakin ve güzel bir doğanın yanısıra adım başı Friglerin izlerini görebilirsiniz. Yazılıkaya Midas anıtı da (M.Ö 550) oldukça ilgi çekici bir ören yeri.

Midas Anıtı  Frig vadisinde gün batımı

Frig Vadisinde günbatımı fotoğrafları …

Ayışığında opera

İtalya, Fransa, Dalmaçya ve Afrika’da amfitiyatrolar, Mısır ve Yunanistan’da tapınaklar, Girit’te saraylar görmüş olabilirsiniz. Antik çağdan günümüze gelen kalıntılara belki doydunuz veya belki onlardan hiç hoşlanmadınız. Ama Aspendos’taki tiyatroyu görmediniz henüz.

Eskiçağda Güney Kıyılar, George E. Bean, Arion Yayınevi, Mayıs 1997

1909 yılında D. G. Hogarth böyle yazmış.

Bir de ayışığında opera dinlemeyi hayal edin…

14. Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali’nin kapanış gösterisi Mersin Develet Opera ve Balesinin sergilediği, G. Verdi’nin La Traviata Operası idi.

La Traviata Operası fotoğrafları için tıklayınız…
Aspendos Tiyatro fotoğrafları için tıklayınız ..

Aspendos La Traviata La Traviata

Aspendos için vikipedi bağlantısı
Giuseppe Verdi (1813 – 1901) ve La Traviata Üzerine
La Traviata’nın konusu

Uzakta, Dağların Tepesinde bir Kent ve Köprülü Kanyon

Heyecanlı bir gezgin için, Selge kendine özgü büyüsüyle çekici görüntüler sunar. Uzakta, Termessos’tan uzakta, dağların tepesindedir; çok az kişi uğrar buraya.

Böylesi gözlerden ırak bir yerde büyük bir kentin geniş bir alana yayılmış kalıntıları ile karşılaşmak ayrı bir tat verir insan, ama köylüleri tanımak da en az o kadar keyiflidir.

Eskiçağda Güney Kıyılar, George E. Bean, Mayıs 1997, Arion Yayınevi

1960 lı yıllarda yazılan bu izlenimler hala geçerlidir, 1992 (Kasımlar), 2001 (Kesme), 2006 (Beşkonak), 2007 (Altınkaya) yıllarında Köprülü Kanyon ana hedef olmak üzere yapılan gezilerin tümünde bu önermenin “ama köylüleri tanımak da en az o kadar keyiflidir” kısmı doğrulanmıştır.

En son gezinin (2007 Altınkaya, Selge) inanılmazları;

  • Fatma Hanım ve ailesi,
  • Sabah uyanınca pencereden görülen tiyatro,
  • Alaca karanlıkta köye çıkan yol,
  • Doğa,
  • Selge

Köprülü Kanyon’da ise raftingin çok ötesine gerilere de, yükseklere de bakmak çok keyifli.

Selge fotoğrafları, bknz.
Köprülü Kanyon fotoğrafları, bknz.

Selge Altınkaya Köprülü Kanyon

Bağlantılar;
Selge Doğa Koruma ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği