Galata Kulesi

GALATA KULESİNİ
ONU ANLATIR
Minyatürde İsa'ya benziyor Galata Kulesi. Uzun, mavi gözlü İsa'ya
İsa'nın yüzünün adamakıllı ufaldığı ve iyice saç bıraktığı bıyık uzattığı
Gençlik resmine. Bir koni olan yüzüne İsa'nın bir koni ucu haçlı ve bir koni nasıl inerse öyle iniyor
Öyle hiç şaşmayan  bir dikeyle inen ve çıkan ve el kadar pencereli
(Belli ufak pencereleri sevdiği Cenevizlilerin ve uykusuz Bizans kadınların)
Bir koni, köşksü cumbalı ve dönüp duranolduğu yerde ve öyle düşen
Öyle de tanımlayan kendini, ölümünü yani (oturup hesaplamalı ölümünü bir koninin)
Ve yazmalı bir üçgen düşüp bir üçgene niçin sığındığını anlatmalı sonra bir koninin
Bir silindire dönüşüp kalıyor sonra, uzun bir silindire uzun boyu gibi İsa'nın
Ve uzun mazgal delikleri açıp ve kan içinde bırakıp yinini, dağlanmış ellerini ayaklarını
Acının simyası için bir gün yazılacağı ve yazıldığı ve elden ele dolaştığı
Böyle tanımlıyor işte kendini uzun bir yolculuk olan kendini
Ve şimdi iki asesin durduğu ve ancak ikisinin anladığı bir dille konuştukları
Ve aynı dille çıkarıldıkları Fatih'in önüne ve Fatih'in hep önüne bakarak dinlediği
Elindeki Galata'nın anahtarıyla oynadığı, hızla çıktığı sonra taş merdivenleri
Ve onun kattan uzun uzun baktığı İstanbul'a sonra hızla indiği yine
ve
.......

Galata, İlhan Berk

Galata’da akşam

İlhan Berk, Galata Kitabı’nın Öndeyişinde şöyle tanımlıyor Galatayı;

Matrakçı Nasuh’un bir minyatüründe üçgene çalıyor Galata.
Üçgen bir tepeye.
Dik, engebeli, girintili çıkıntılı. Sanki İstanbul’a özeniyordur, onun gibi körfezler, burunlar, koylar çıkıp, vadiler inecektir. Hem bunun için de bir buruna benzemek istemeyecek midir? Hızla uzun, dik yollar geçip açık kapalı açılar düşürüp, hendekler, surlar kazıp, sonra da birden düşecektir. İncecik gölgeler bırakıp arkasında:

GALATA

diye yazmak için adını. Kendi dilinde.
Bir tepe, Körler Ülkesi’ni görür diye geçer Delf kahinlerinin tarihinde.
Ve kat kat ve kargir.
Ve satranç sokaklı (dikeyler, yataylar, doğrular: İçten içe bir ehrama dönüşmek için mi?).
Ve surlar, surlar, surlar.

İstanbul Arkeoloji Müzesi 2021

İskender Lahdi

İskender Lahdi gerçekte makedonya Kralı Büyük İskender’e ait olmayıp adını, uzun yüzlerinden birini süsleyen savaş sahnesindeki Büyük İskender tasvirinden almaktadır. Pentelikon mermerinden yapılmış olan lahdin teknesinin bir uzun ve bir kısa yüzünde savaş, diğer uzun ve kısa yüzünde ise av sahneleri betimlenmiştir.

Sidon Nekropölün en geç tarihli lahdi olan İskender Lahdi’nin kabartmaları tümüyle boyalıdır. Bezeme öğeleri lahdin son Sidon kralı Abdalonymos’a ait olduğunu işaret eder.

https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0skender_Lahdi

Kayışdağı, İstanbul

Sedef Çiçeği – Lunaria annua

https://en.wikipedia.org/wiki/Lunaria_annua

Beyoğlu Sokakları

Üsküdara Gider iken

İstanbul Sokaklarında

Gümüşsuyu Sokaklarında Bahar

Sokak Sanatı – Graffiti 2019

Karaköy, Galata, Tophane – İstanbul’dan Graffitiler

Önceki Graffiti sayfaları;

 
Kadıköy Yeldeğirmeninden Graffitiler
2018 Graffiti Kolleksiyonu
2017 Graffiti Kolleksiyonu

Kandıra Bağırganlı Mahallesi, Kayalıklardan Ayrıntılar